Sosyal Politika ve İş Hukuku Dergisi

Makalenin Dili

: EN

  • Rana ÇAVUŞOĞLU
  • Sarp ÜNER
Türkiye'de Sendikalı Kadın Tekstil İşçileriyle Söyleşiler: Cinsiyet Normları, Ücret Eşitsizlikleri ve Ayrımcılıkla İlgili Sürekli Mücadeleler

ÖZ

Tekstil sektörü, tüm imalat sektörleri arasında en yoğun, hızlı ve tekrarlayan çalışma süreçlerinden bazılarını içerir. Hazır giyim sektöründe istihdam edilen düşük ücretli kadın işçiler, Türkiye’deki mevcut emek söyleminin önemli bir konusu haline gelmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bu araştırmada, tekstil üretiminde çalışan kadınların kendilerini işgücü içinde nasıl gördüklerini ve erkeklerle birlikte çalışan sendika üyeleri olarak kimlik ve tanınma için nasıl bir çerçeve oluşturdukları irdelemek amaçlanmıştır. Kadınların iş deneyimlerini sorgulamak için yürütülen çalışmaya binlerce iş arkadaşlarının karşılaştığı sorunları aydınlatan kişisel hikayeler sunan farklı illerden çalışmaya katılan 24 kadınla üç ayrı odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırma, kadınların tekstil sektöründeki deneyimlerinin cinsiyet normları, düşük ücretler ve zor çalışma koşulları çerçevesinde şekillenmeye devam ettiğini göstermiştir. Üye oldukları sendikanın şube yönetiminin tutumları, işin zorlukları ve bu sektörde çalışırken annelik ve bakım veren rollerinin gerekliliklerini yerine getirme konusunda dile getirilmemiş baskılar da tartışılmaktadır. Görüşmeler, kadınların cam tavan, ücret farkları, ataerkil roller ve işyerinde karar alma süreçlerinin bir parçası olmada karşılaştıkları engeller hakkındaki görüşlerine dair de fikir vermektedir.
Anahtar Kelimeler : Toplumsal cinsiyet, kadın işçiler, tekstil sektörü, işçi sendikası
Conversations with Unionized Female Textile Workers in Türkiye: Lingering Struggles with Gender Norms, Wage Disparities and Discrimination

ABSTRACT

The textile sector involves some of the most intensive, fast paced and repetitive work amongst all fabricating sectors, and low wage-earning women employed by the garment industry are the subject of current labour discourse in Türkiye. This study explores the personal experiences of women working in Turkish textile production by interrogating how women see themselves within the labour force, and how they construct a framework for identity and recognition as union members working alongside men. A qualitative research method and focus group interviews technique were used to investigate women’s work experiences. In total, three separate focus group interviews were conducted with 24 women, providing personal stories that illuminate problems faced by thousands of their co-workers. The study concludes that women’s experiences in the textile sector continue to be shaped within the framework of gender norms, low wages, and difficult working conditions. attitude of the management of their union, the hardships of the work, and the unspoken pressure to fulfill the requirements of caregiver roles while also working this sector are also discussed. The interviews provide further insight on women’s views regarding the glass ceiling, pay gaps, patriarchal roles, and the barriers they face in being part of decision-making processes in the workplace.

Extended Summary

Bu çalışma, Türkiye’de tekstil sektöründe çalışan sendikalı kadın işçilerin toplumsal cinsiyet normları, ücret eşitsizlikleri ve ayrımcılık ile nasıl mücadele ettiklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma aynı zamanda kadınların iş gücünde kendilerini nasıl tanımladıklarını ve sendika üyeliğiyle nasıl bir kimlik ve tanınma çerçevesi oluşturduklarını da sorgulamaktadır.

Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışmada Türkiye Tekstil, Örgü, Konfeksiyon ve Deri İşçileri Sendikası’na (TEKSİF) üye yaşları 18 ile 56 arasında değişmekte olan ve farklı illerden (Adıyaman, Gaziantep, İzmir, İstanbul, Tekirdağ, Kayseri) çalışmaya katılan 24 kadın işçi ile üç farklı odak grup görüşmesi yapılmıştır.

Yapılan odak grup görüşmelerinde, kadın işçilerin vurguladığı öne çıkan sorunlar şu şekilde özetlenebilir:

Kadın işçiler, uzun çalışma saatlerinden, gece vardiyalarından ve işyerlerinin şehir merkezlerinden uzak olmasından yakınmaktadırlar. Kadın işçiler, sabah erken saatlerde iş servisine binmek zorunda kalmak, sosyal yaşamlarını sınırlamakta ve kendilerinde fiziksel yorgunluğa yol açtıgını belirtmiştir. Ayrıca, vardiya sonrası ev ve aile sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekmektedir. İşyerlerinde kadınların beyaz yakalı çalışanlara kıyasla daha kısa mola hakkına sahip olması, yemek kalitesinde ayırım yapılması gibi durumlar, kadın işçilerde eşitsizlik algısını artırmaktadır. Kadın işçiler, ücret artışlarının kıdemle orantısız olmasından ve aynı işi yapan yeni başlayanlarla aynı maaşı almaktan rahatsızlık duymaktadır. Kadın işçiler, erkek çalışma arkadaşlarından fiziksel yardımlaşma ve saygı beklediklerini belirtmektedir.

Kadın işçiler, iş yerinde erkek işçilerle ilişkilerinde yaşadıkları sorunlara da değinmektedir. Erkek işçilerin, kadın işçilere karşı tutumlarında saygı eksikliği ve cinsiyetçi davranışlar sık görülmektedir. Kadın işçiler, işyerinde erkek işçiler tarafından sözlü ve/veya fiziksel tacize uğradıklarından söz etmektedirler. Özellikle genç kadınlar, yeni başladıkları dönemde daha fazla tacize maruz kaldıklarını ifade etmektedir. Bu durum, kadın işçilerin iş ortamında daha fazla stres yaşamasına neden olmaktadır.

Kadın işçiler, ayrıca sendika ve işyerinde, erkek çalışma arkadaşlarının daha fazla sorumluluk ve karar alma rolü üstlendiklerini, sendikal karar alma mekanizmalarına ve sendikal faaliyetlere katılımda meslektaşları olan erkek işçilere kıyasla daha az söz sahibi olduklarını ifade etmektedirler. Kadın işçiler, sendikal faaliyetlere sınırlı katılımlarında karar alma süreçlerine genellikle deneyimli veya yaşça büyük kadınların nispeten etkili olduğunu ancak sendikanın erkek yöneticilerinin, kadın işçilerinin fikirlerini çokda fazla dikkate almadıklarını belirtmektedirler.

Sonuç olarak, bu çalışma, tekstil sektöründe kadın işçilerin karşılaştıkları zorlukları ve sendikaların bu sorunları ele almada yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Toplumsal cinsiyet normları, iş yerinde kadınların üzerindeki yükü artırmakta ve onların iş-yaşam dengelerini olumsuz etkilemektedir. Çözüm önerileri arasında kadınların sendikal ve işyeri yönetim süreçlerine daha fazla katılımının sağlanması, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitim programlarının düzenlenmesi ve şiddet ile taciz vakalarına karşı daha güçlü önlemler alınması bulunmaktadır. Ayrıca, çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, kadınların hem iş hem de aile yaşamlarında olması gereken eşit işe eşit ücret ve özel yaşam iş yaşamı dengesi için elzem bir durum teşkil etmektedir.

Gelecekteki araştırmalar, kadın işçileri güçlendiren sürdürülebilir çözümler geliştirmeye odaklanarak, bu çalışma koşullarının psikolojik ve ekonomik etkilerini daha fazla araştırmalıdır. Bu çalışma, herkes için adil ve kapsayıcı bir iş yeri sağlamak için ele alınması gereken kritik sorunlara ışık tutarak bu tür çabalar için bir temel sunmaktadır.

Keywords : gender, female workers, textile sector, labour union

Kaynak Göster

APA
ÇAVUŞOĞLU, R., & ÜNER, S., & . ( 2025). Conversations with Unionized Female Textile Workers in Türkiye: Lingering Struggles with Gender Norms, Wage Disparities and Discrimination. Çalışma ve Toplum, 2(85), 693-724. https://doi.org/10.54752/ct.1604400