• TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDE ÖDEME TARİHİNİN AÇIKÇA BELİRLENMİŞ OLMASI

    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/32

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ  

    Esas No. 2008/30046
    Karar No. 2008/28998
    Tarihi: 28.10.2008      
                                     
    l TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDE ÖDEME TARİHİNİN AÇIKÇA BELİRLENMİŞ OLMASI
    l FAİZİN HAK EDİŞ TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLEMEYE BAŞLAYACAĞI

    ÖZETİ: İstek konusu dönemde işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde davaya konu işçilik alacaklarının bir kısmı bakımından açıkça ödeme tarihinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Buna göre sözü edilen istekler bakımından hak kazanma tarihlerinden itibaren faize karar verilmelidir.

    DAVA: Davacı, toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmayan davacı işçinin bir kısım işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Ş.Çil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Davacı işçi toplu iş sözleşmesinin uygulanmamasından kaynaklanan işçilik alacaklarını talep etmiş, mahkemece dava ve ıslah tarihinden itibaren faize karar verilerek istekler hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili, talep doğrultusunda toplu iş sözleşmesinde öngörülen hak ediş tarihlerinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
    İstek konusu dönemde işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde davaya konu işçilik alacaklarının bir kısmı bakımından açıkça ödeme tarihinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Buna göre sözü edilen istekler bakımından hak kazanma tarihlerinden itibaren faize karar verilmelidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hak kazanılan ve ödenmesi gereken tarihlere göre ayrı ayrı hesaplamaya gidilmediği görülmektedir. Bu şekliyle anılan bilirkişi raporu faiz yönünden hak ediş tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi şeklinde hüküm kurulmasına ve infaza elverişli değildir. Mahkemece gerekirse yeniden bilirkişiden rapor alınmalı ve davacının faiz konusunda talebi doğrultusunda bir karar verilmelidir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ