• İMZALI ÜCRET BORDROLARINDA FAZLA ÇALIŞMA TAHAKKUKU VARSA BU DÖNEMİN DIŞLANMASININ GEREKTİĞİ

    İlgili Kanun / Madde
    4857 S. İşK/41

    T.C.
    YARGITAY
    9. Hukuk Dairesi

    Esas No. 2016/4902 
    Karar No. 2019/14546 
    Tarihi: 01.07.2019   

    l İMZALI ÜCRET BORDROLARINDA FAZLA ÇALIŞMA TAHAKKUKU VARSA BU DÖNEMİN DIŞLANMASININ GEREKTİĞİ
    l İMZASIZ ÜCRET BORDROLARINDAKİ TAHAKKUKLARIN İSE MAHSUBU GEREKTİR-DİĞİ

    ÖZETİ: Bordrolarda fazla mesai tahakkuku olması halinde Dairemiz uygulaması, fazla mesai tahakkuku olan bordrolarda işçinin imzası var ise ilgili ayların dışlanması, fazla mesai bordrolarında işçinin imzası yok ise fazla mesailerin miktar olarak mahsubu yolundadır.

    DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    YARGITAY KARARI
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait iş yerinde 06/07/2010 tarihinde işe başladığını ve mağaza müdürü olarak çalıştığını, şirket yetkilileri tarafından 06/03/2014 tarihinde haberi olmaksızın iş akdinin feshedildiğini ve haklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve prim alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş akdinin nakit satış işlemlerinde usulsüzlük yapması, nakit satış işlemlerini faturasız gerçekleştirmesi, bir kısım nakit satışları esasen herhangi bir ürün satın almayan ve mağazaya dahi gelmeyen özel indirim imtiyazına sahip müşteriler satın almış gibi göstererek bu kişiler adına fatura düzenlemesi, müşterilerin hak ettiği hediye çeklerini vermemesi nedenleri ile haklı olarak feshedildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, tüm hak edişlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    Davacı iş akdinin haberi olmadan işverence sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının nakit satış işlemlerinde usulsüzlük yaptığı, nakit satış işlemlerini faturasız gerçekleştirdiği, bir kısım nakit satışlarda esasen herhangi bir ürün satın almayan ve mağazaya dahi gelmeyen özel indirim imtiyazına sahip müşteriler satın almış gibi göstererek ve bu kişiler adına fatura düzenleyerek aradaki farkı zimmetine geçirdiği, müşterilerin hak ettiği hediye çeklerini de vermediği, bu şekilde şirketi zarara uğrattığı ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
    Feshe konu iddialara ilişkin olarak davalı şirket iç denetim birimi tarafından davacının çalıştığı mağazada inceleme yapılarak 04.03.2014 tarihli "... Damat ... AVM Mağazasında Yapılan Usulsüzlüklere İlişkin Tespitler" başlıklı rapor hazırlanmış, mağaza çalışanlarının imzaladığı tutanaklar tutulmuş ve mağaza çalışanlarının savunmaları alınmıştır. Ancak davacının feshe konu eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin tutulan tutanaklarda imzası olan kasiyer ... ile satış danışmanı ... tanık olarak alınan beyanlarında tutanak içerikleri ile çelişkili ifadelerde bulunmuşlardır.
    Davalı tanığı olarak talimatla ifadesi alınan kasiyer ... beyanında, "...davacının çalıştığı esnada mail geldi ve iş akdine son verildiğini öğrendi, davacı iş akdine son verildiği tarihten bir sene sonra emekli olacaktı, davalı işveren davacının tazminatlarını ödememek için böyle bir iftira da bulunarak iş akdine son vermiştir." şeklinde; davacı tanığı olarak talimatla ifadesi alınan satış danışmanı ... ise beyanında "...kendi eşine dostuna şirketten habersiz indirim yaptığı için kovulduğunu biliyorum ancak bu tarz indirimler mesajla oluyordu, mesajlar merkezden atılıyordu, telefon mesajlarında şifre oluyordu ve indirimler bu şekilde kullanılıyordu, bazen bir hafta önceden biliyorduk, bazen bir gün önce akşam bize indirim gününü bildiriyorlardı." şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Yine işyeri çalışanı olan diğer davacı tanığı ... ise, "...şirketin belirli vip müşterileri vardır, kendileri, eşleri, dostları yakınları geldiğinde onlara belirli indirim yapılır, bu şirketin uygulamasıdır. Davacı neden çıkartıldı bilmiyorum, bende saçma buldum." demiştir.
    Mahkemece tutanak içerikleri ile tanık ifadeleri arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
    3-Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
    Bordrolarda fazla mesai tahakkuku olması halinde Dairemiz uygulaması, fazla mesai tahakkuku olan bordrolarda işçinin imzası var ise ilgili ayların dışlanması, fazla mesai bordrolarında işçinin imzası yok ise fazla mesailerin miktar olarak mahsubu yolundadır.
    Hükme dayanak bilirkişi raporunda, dosyada mevcut imzalı bordrolarda tahakkuk olan aylar dışlanmış ancak imzalı olmayan bordrolar dikkate alınmadan sonuca gidilmiştir.
    Davacı işçinin imzasını taşıyan ve fazla mesai tahakkuku içeren bordro dönemlerinin fazla mesai hesabından dışlanması doğru ise de, tahakkuk içeren ancak imza taşımayan bordroların gözetilmemesi hatalıdır.
    Mahkemece yapılacak iş, imzasız bordrolarda yer alan ve bankaya ödenen fazla mesai tahakkuklarını hesaplanan fazla mesaiden miktar olarak mahsup ederek sonuca gitmektir.
    F) SONUÇ:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01/07/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ