• FAZLA ÇALIŞMALARIN ÜCRETİN İÇERİSİNDE KARARLAŞTIRILMASI

    İlgili Kanun / Madde
    4857 S.İşK/41

    T.C
    YARGITAY
    9. HUKUK DAİRESİ  

    Esas No. 2007/34409
    Karar No. 2008/33551
    Tarihi: 05.12.2008                                 

    l FAZLA ÇALIŞMALARIN ÜCRETİN İÇERİSİNDE KARARLAŞTIRILMASI
    l YILDA 270 SAATİ AŞAN KISIMLARIN İSTENEBİLECEĞİ

    ÖZETİ: Somut olayda taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde fazla çalışma alacağının ücrete dahil olduğu düzenlemesi bulunmaktadır. Bu nedenle davacının ücret bordroları, taraf tanık beyanları ve tüm dosya içeriği birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse yeniden hesap bilirkişisinden rapor alınarak davacının yılda 270 saatten çok fazla çalışma yapıp yapmadığı belirlenmeli, 270 saatin üzerinde çalışması var ise bunun davacının diğer istekleri yönünden değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

    DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi M.Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Davacının temyizine gelince;
    Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir, işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
    İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yılda 90 gün ve 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. O halde işçinin anılan sınırlamaların ötesinde fazla çalışmayı kanıtlaması durumunda fark fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerekir.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Somut olayda taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde fazla çalışma alacağının ücrete dahil olduğu düzenlemesi bulunmaktadır. Bu nedenle davacının ücret bordroları, taraf tanık beyanları ve tüm dosya içeriği birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse yeniden hesap bilirkişisinden rapor alınarak davacının yılda 270 saatten çok fazla çalışma yapıp yapmadığı belirlenmeli, 270 saatin üzerinde çalışması var ise bunun davacının diğer istekleri yönünden değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2019 - ÇALIŞMA VE TOPLUM DERGİSİ